logo orta
logo sağ

REFLEKSOLOJİ

Refleksoloji, ayaklar, eller ve kulaklarda yer alan refleks bölgelerinin çeşitli tekniklerle uyarmak  ve bunun sonucunda oluşan yanıtları ortaya çıkarmak amacıyla uygulanan destekleyici ve tamamlayıcı tedavi yöntemlerinden biridir. 

Günümüzde etkinliğinin kanıtlandığı araştırma sonuçları ile desteklenen refleksoloji ülkemizde ve çeşitli dünya ülkelerinde bir çok hastalığın tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Etkinliği gözlemlendikçe popülaritesi artmıştır ve artmaktadır. Tek başına bir tadavi yöntemi olarak düşünülmemeli, diğer destekleyici ve tamamlayıcı tedavi yöntemleri gibi klasik tedavi yöntemleri ile birlikte kullanılmalıdır. Yani hastanın mevcut tedavi protokollerine bağlı kalınacak şekilde uygulanmalı ve bu tedavilere alternatif olarak düşülmemelidir.

Eller ve kulaklara oranla daha hassas olması ve daha fazla sinir sonlanması içermesi sebebiyle sıklıkla ayaklara uygulanır. Anacak amputasyon mevcutsa yada açık yara, mantar enfeksiyonu gibi herhangi bir kontraendikasyon varlığında eller yada kulaklara uygulanır.

Birkaç kontraendikasyon hariç herhangi bir yan etkisi olmadığından genç, yaşlı, bebekler dahil hasta yada sağlıklı her bireye güvenle uygulanabilen bir yöntemidir. Öğrenilmesi ve uygulamasının kolay olması maddi imkanları kısıtlı olan ve özellikle engelli ve hasta yakınları için ayrıca bir avantajdır. Uygulama sahası küçük, manipulasyonlar sınırlı ve sakatlama riski olmayan bu yöntemi elleri sağlıklı olan herkes kısa bir eğitim sonrası yakın çevresine rahatlıkla uygulayabilir ve profesyonellik gerektirmez. Hatalı yapıldığında kesinlikle zarar vermez, yalnızca beklenen etki tam olmaz.       

Binlerce yıllık geçmişe sahip olan refleksolojiye ait çeşitli dokümanlar ilk uygulamaların Mısır’da gerçekleştiğini göstermektedir. M.Ö 2300 yılından kalma Mısır’ lı bir hekimin mezarının duvarındaki resimler bunlardan en çarpıcı ve dikkat çekici olanıdır.

Dr. William H. Fitzgerald modern batı toplumunda refleksolojinin mimarı olmuştur. 19. Yüzyılda Dr. William H. Fitzgerald’ ın çalışmaları bazı bölgelere uygulanan basıncın anestezik etkiler yarattığını farketmesiyle başlamıştır. Bölge terapisni ileri sürerek vücudu el ve ayak parmaklarına giden 10 dikey meridyene bölmüştür. 1930 lu yılların başında fizyoterapist Eunice Ingham bu meridyenlerden yola çıkarak organların el ve ayaktaki refleks alanlarını işaret ederek vücudun sağ tarafındaki organların sağ ayak ve el tabanında, sol tarafındaki organların  sol ayak ve el tabanında, akciğer gibi çift organlarnın ise her iki ayak ve el tabanında bulunduğunu gösteren refleksoloji haritasını oluşturmuştur. El ve ayaklarda yaptığı çalışmalarla organlara ait çeşitli semptomların azaltılmasının ellere oranla ayaklarda daha fazla etkili olduğunu tespit etmiştir.

 

 

Prof. Dr. Ahmet Hamdi Turgut Masaj Okulu

Masaj Kursu Yetkilisi

Feza Karabulut

Bu sitede yer alan tüm yazılı ve görsel materyaller masajokulu.com sitesine ve site sahibine aittir. copyright © 2017 - 2017